Orta Doğu'da güvenlik ve istikrar arayışları doğrultusunda hayata geçirilen Mekke Anlaşması, bölgesel siyasette yeni bir yapısal dönemin kapısını aralıyor. Üç ülke temsilcisinin imzasıyla somutlaşan ve ilgili liderlerin ortak iradesini yansıtan bu diplomatik adım, bölgenin gelecekteki siyasi ve ekonomik parametrelerini belirleme potansiyeli taşıyor.
Yürütülen inisiyatifin kapsayıcı niteliğine dikkat çeken Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, mekanizmanın mevcut taraflarla sınırlı kalmayacağını, bölgesel barışa katkı sağlama amacındaki diğer aktörlerle de diyalog hatlarının açık tutulduğunu belirtti. Bu çerçevede Kahire yönetiminin tutumuna işaret eden Fidan, Mısır'ın ittifaka katılım sürecinde aktif ve yapıcı bir rol üstlendiğini vurguladı.
İki ülke arasındaki tarihsel bağlara ve bölgesel sorumluluklara değinen Fidan, "Mısır bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur" ifadesini kullanarak Ankara-Kahire hattındaki diplomatik ivmenin ulaştığı düzeyi özetledi.
Diplomatik çevreler ve uzmanlar, Mısır'ın resmi katılımıyla birlikte Mekke Anlaşması'nın kapsayıcılık düzeyinin artacağını değerlendiriyor. Çok taraflı bu ortaklık modelinin, ilerleyen dönemde Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki dengeleri pekiştirerek bölgesel istikrara katkı sunması öngörülüyor.



