Anadolu coğrafyasının en köklü merkezlerinden biri olan ve yaklaşık 450 yıl boyunca Hitit İmparatorluğu'na başkentlik yapan Hattuşa Antik Kenti, tarihsel derinliğini yeni bulgularla genişletmeye devam ediyor. Çorum’un Boğazkale ilçesinde yer alan ve hem UNESCO Dünya Kültür Mirası hem de Dünya Belleği listelerinde bulunan ören yerindeki son incelemeler, bölgenin sadece siyasi bir merkez değil, aynı zamanda bölgesel bir lojistik aksı olduğunu gösteriyor. Yürütülen çalışmalarda, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na tarihlenen ve yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip bir depolama ve ticaret yapısı gün yüzüne çıkarıldı.
Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında sürdürülen kazılar, antik kentin yönetimsel ve dini kalbi sayılan Kral Sarayı ile Büyük Tapınak arasındaki stratejik bölgeye yoğunlaştı. Büyükkale Kuzeybatı Yamacı olarak adlandırılan bu alanda gerçekleştirilen belgeleme ve kazı çalışmaları sonucunda, dönemin ticari hareketliliğini belgeleyen yapının içerisinde 16 adet büyük depolama küpü tespit edildi.
Yüzeyin altındaki bu keşif, milattan önce ikinci binyılın başlarında Anadolu'daki gıda koruma yöntemleri, depolama kapasitesi ve kıtalararası ticaret ağlarının işleyişi hakkında analitik veriler sunuyor. Elde edilen bulgular, Hattuşa’nın Hitit Devleti’nin teşekkülünden önce de Asur ticaret kolonileri için kritik bir toplama ve dağıtım noktası olarak işlev gördüğünü kanıtlıyor.
Etrafı 7 kilometreyi bulan sur sistemiyle korunan ve 2 kilometrekarelik geniş bir alana yayılan Hattuşa, Katkolitik Çağ’dan başlayarak Roma ve Bizans dönemlerine kadar uzanan çok katmanlı bir yerleşim dokusuna sahip. Geçmişi milattan önce 6 binli yıllara dayanan antik kentte sürdürülen detaylı arazi çalışmaları, bölgenin henüz açığa çıkarılmamış ticari ve sosyal ağlarını bilim dünyasına kazandırmayı sürdürüyor.



