Büyük ölçekli dijital platformların reklam içeriklerinden doğan hukuki sorumlulukları, ABD'de verilen kritik bir kararla yeni bir boyuta taşındı. Kaliforniya Federal Yargıcı P. Casey Pitts, Avustralyalı madencilik girişimcisi Andrew Forrest'ın Meta aleyhine açtığı davada, teknoloji devinin süreç esnasında delilleri kararttığına ve veri kaybına göz yumduğuna hükmetti. Karar, sosyal ağların dönen dolandırıcılık içeriklerine karşı sergilediği tutumun yargı kanadındaki yankılarını gösteriyor.
Dava, Forrest'ın görsel ve kimlik bilgilerinin rızası dışında sahte kripto para yatırım reklamlarında kullanılmasıyla başladı. Davacı tarafın hukuk ekibi, Meta'nın bu içeriklerin yayılmasına edilgen bir şekilde izin vermekle kalmayıp, reklamların hedef kitlelere ulaştırılmasını sağlayan algoritmik sistemler üzerinden gelir elde ettiğini öne sürdü.
Süreç içerisinde mahkemeye sunulamayan verilere ilişkin bir savunma geliştiren Meta, eksik kayıtların kendi iç ağlarında tespit edilmesinin iki yıl aldığını iddia etti. Ancak Yargıç P. Casey Pitts, küresel ölçekte veri işleme kapasitesine sahip bir teknoloji şirketinin kendi kayıtlarına erişim sürecindeki bu gecikmeyi ikna edici bulmayarak savunmayı reddetti.
Mahkeme kararına göre şirket doğrudan kasıtlı bir zarara sebebiyet vermemiş olsa da, veri saklama ve iletme konusundaki yaklaşımı "ağır düzeyde kusurlu ve ihmalkar" bulundu. Sektör uzmanları, verilerin korunması ve sunulmasında yaşanan bu aksaklıkların, platformları yanıltıcı içeriklerden doğrudan sorumlu kılma yolunu açabileceğine dikkat çekiyor. Bu karar, önümüzdeki dönemde teknoloji devlerinin reklam denetim mekanizmaları ile veri yönetim politikalarında daha katı standartlarla karşılaşabileceğini gösteriyor.



